TCK 158/1-d, 35/1-2,62/1,58,52,53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Müşteki ...'in sanık ...'tan 1000 TL borç aldığı ve karşılığında borçlusu kendisi olan 1000 TL bedelli, 20/01/2008 keşide ve 20/10/2008 vade tarihli bonoyu sanık ...’ye verdiği, sanık ...'ın bonodaki miktar kısmının sonuna "0" rakamını ve yazı ile "On" yazısını ekleyerek senedin bedelini Onbin TL haline getirdiği, alacaklı kısmına da hakkında beraat hükmü verilen ve temyiz dışı olan ...'ın ismini yazdığı ve ...’ın da vekili kanalı ile bu senedi Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2010/5521 takip sayılı dosyasından icraya koyduğu, sanık ...’nin resmi belgede sahtecilik yaparak müştekileri dolandırdığı iddia olunan olayda; mahkeme tarafından dosyaya konu senedin getirilip sonradan eklenen yazıların ve rakamın ilk görüşte anlaşıldığı, iğfal kabiliyetinin olmadığının kabulü ile belgede sahtecilik suçunun yasal unsurunun oluşmadığının kabul edilmesi karşısında, iğfal kabiliyeti olmayan bir senet ile dolandırıcılık suçuna girişilmesi halinde suçun ‘’hile’’unsurunun teşekkül etmeyeceği, bu hali ile ilk dolandırıcılık suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı göz ardı edilerek sanığın iş bu suçtan beraatına hükmedilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın sübuta, o yer Cumhuriyet savcısının ise hile unsuru olmadığından beraat ya da eylemin TCK'nın 156 maddesi sayılması ile düşme kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.