TCK’nın 155/2, 62/1,52,51/3-7-8 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın şikayetçiye ait şirkette sigorta poliçeleri tanzim etmekle görevlendirilmiş bulunduğu, bu hizmet ilişkisi sırasında tahsilat makbuzlarında oynamalar yaptığı, bazı makbuzların boş fotokopisini çekerek müşterilerden para aldığı, çeşitli müşterilerden aldığı paraları şirket veznesine aktarmayarak kendi tasarrufuna aktardığı ve bazı poliçelerin bilgisayar kaydına girerek ödenmiş gibi göstererek şirketin yaklaşık 20.000 YTL’sini uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda; sanık, katılan, tanık beyanları, ekspertiz raporu ve dosya kapsamından atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”,”100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“,”4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi