SUÇLAR: Cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Cinsel yakınlaşmanın rızaya dayalı olduğuna, tanığın dinlenmediğine, çelişkili katılan beyanı dışında mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle, Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın kullandığı aracı durdurarak katılanın dudağından öpme eylemi sırasında sanığın öpmesini engellemek amacıyla sanığın dudağını ve dilini ısırması üzerine katılanı yumrukları ile darp ettikten sonra bir fırsatını bulup araçtan çıkan katılanı tekrar arabaya bindirerek aracı hareket ettirmesi üzerine sanıktan kurtulmak amacıyla kendisini araçtan aşağı atan katılanın yüzde sabit iz olacak şekilde yaralandığı olayda sanığın eylemi ile sonuç arasında illiyet bağı bulunduğu ancak sanığın eylemini doğrudan değil olası kastla işlediği anlaşıldığından bu doğrultuda uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma gerekçesine göre, Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden; hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.