HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2016/437 Esas, 2018/446 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
a. 30.05.2016 tarihli hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b. 03.06.2016 tarihli hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

c. Her iki suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.01.2019 tarih ve 2018/3082 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine ve aleniyetin bulunmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın, 30.05.2016 tarihinde tedavi için götürüldüğü hastanede ring aracında bulunduğu sırada jandarma personeli olan katılan ... K.'ya bağırarak sinkaflı küfür ettiği, 03.06.2016 tarihinde ise adliyeye götürülmek üzere cezaevinde çıkış hazırlıkları yapıldığı sırada ve ring aracına bindirildikten sonra sanığın şikâyetçiler ... Ö., ... A., ... A., ... ve ... T.'ye karşı hakaret niteliğinde sözler söylediği, sanık savunması, şikâyetçi ve katılan beyanları, 03.06.2016 tarihli tutanak, tanıklar M.K., M.Ş. ile G.B.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1. Sanığın, hakaret eylemlerini, aynı olayın devamı niteliğindeki davranışlarla, birden fazla katılana karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı artırılması gerekirken, hakaret suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, eylemlerini ring aracında ve cezaevinde gerçekleştiren sanık hakkında yasaya uygun olmayan gerekçeyle anılan Kanun maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.