B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın kendisine hükmün tefhim edildiği 21.09.2021 tarihli duruşmada zabıt katibine beyanda bulunarak hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Yerel Mahkeme kararı ile sanığın fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43,61 ve 52 nci maddeleri uyarınca üç mağdur için ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
Sanığın, mağdurları, bulmuş olduğu erkekler ile para karşılığında cinsel ilişkiye girmelerini sağlayarak geçimini sağladığı, mağdurların ilişki karşılığı aldıkları paranın yarısını aldığı, geçimini bu yolla sağladığı ayrılmak istediklerinde ise kendilerini tehdit ettiği, sanığın bu amaçla sürekli yanlarında bulunduğu ve bu şekilde sanığın mağdurların tehdit suretiyle fuhuş yapmasına aracılık ettiği iddiası ile açılan davada Yerel Mahkemece mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın savunması, mağdurlar ve tanıkların beyanları beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin kabulü yerinde görüldüğünden, temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sair Yönlerden;
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.