HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1- Sanık Serdar Bayrak hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/649 Esas, 2012/331 Karar sayılı ve 29.06.2013 tarihinde kesinleşen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde yazılı ''dolandırıcılık'' suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık Hakan Yıldız hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Kadıköy (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/700 Esas, 2009/1281 Karar sayılı ilâmının infaz edildiği 28.03.2011 tarihinden itibaren temyize konu suçun işlendiği TCK'nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başka da tekerrüre esas alınabilecek ilamının olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.