Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1-4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1 ve 54/1 nci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1-4,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/1-2-4,53/1-2-3,63 ve 54 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli kararı ile hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebebi; sanığın suç kastı bulunmadığına, suçun sübutuna, sanığın lehine hükümlerin uygulanmadığına ve eksik incelemeye ilişkindir.

Sanığın geçici görevli olarak komando tugayı emrinde uzman çavuş olarak Suriye ülkesinde görev yapmakta olduğu, burada görev yaparken Afrin kentinde yıkılmış mevzilerde kaleşnikof marka tüfek ve bu tüfeğe ait 12 adet mermi bulduğu, daha sonra burada görev süresinin bitmesine müteakip bulmuş olduğu silahı çantasına koyarak askeri konvoy ile birlikte Suriye ülkesinden Türkiye tarafına geçtiği ve Öncüpınar Pd.Hd.Bl. Komutanlığına geldikleri, sınır bölgesinde görevli astsubay Kerem'in tanık M.'den aldığı bilgi üzerine sanığa üzerinde bir silah olup olmadığını sorduğu, sanığın da suça konu 1 adet otomatik tüfeği parkasının kol kısmından çıkararak astsubay Kerem'e teslim ettiği, alınan uzmanlık raporuna göre söz konusu silah ve fişeklerin aynı kanunun 12/4 ncü maddesi kapsamında vahim nitelikli bir ateşli silahlardan olduğunun belirtildiği anlaşılmakla isnat sanığın silah ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
29.11.2018 tarihinde Suriye'de görev yapan askeri personelin Türkiye'ye ikmal ve personel değişimi maksadıyla Öncüpınar Hudut Geçiş Yeri Kapısına geldikleri, geçiş yapan konvoyda bulunan sanığın üst araması esnasında parkasının kol bölümünün içerisinde "1 adet gövdesinin sol yan yüzeyinde "she 63 58762 r ve 143-0251" ve sağ yan yüzeyinde "1 30" ibare ve rakamları okunabilen Vz 58 (she) marka yarı ve tam otomatik çalışma sistemine sahip tüfek, toplamda 12 adet fişek ve 1 adet şarjör" bulundurduğunun tespit edildiği, sanığın Suriye ülkesinde geçici görevle piyade uzman çavuş olarak görev yaptığını, Suriye'de görev yaparken olay tarihinden yaklaşık 1 hafta önce mevziiden kum almak için gelen kepçenin mevziiyi yıkması sonucunda suça konu silahı gördüğünü, silahı aldığını ancak sonrasında geri yerine bıraktığını, olay tarihinde ise Suriye ülkesindeki görevinin sona erdiğini, Türkiye'ye dönerken daha önce gördüğü suça konu silahı yanına aldığını, Öncüpınar Hudut Karakolu'na geldiğini, burada silahı bulduğunu beyan ederek teslim ettiğini, silahı Türkiye'de görev yaptığı Gülbaba'daki birliğine götürdüğünü beyan ettiği, alınan raporunda silahın yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olduğu aynı zamanda vahim silahlardan olduğunun bildirildiği anlaşılmakla sanığın söz konusu silahı Suriye ülkesinden alıp Türkiye'ye getirdiğine ilişkin tevil yollu ikrarlı savunması, suça konu silahın sanığın askeri kıyafetinin kol kısmında ele geçirilmiş olması, sanığın Suriye'den doğrudan Türkiye Öncüpınar Hudut Karakolu'na geldiği ve burada yapılan üst aramasında silahın ele geçtiği anlaşılmakla sanığın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucundaki inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine, kabul ve uygulamaya, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiş, ancak, hüküm fıkrasının 6. bendinde "... ödenmeyen para cezasının (5275 sayılı Kanun'un 106. madde hükmü de gözetilerek) hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtar edildi/tebliğ ile ihtarat yapılmış sayılmasına)" şeklinde infazı kısıtlayacak ibarelere yer verilmesi nedeniyle bu bölümün çıkarılması nedeniyle hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1.Sanık savunmaları, tanık beyanları, arama tutanağı ve ele geçirilen tüfeğe ilişkin alınan uzmanlık raporuna göre sanığın vahim nitelikte silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/1085 Esas, 2021/245 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.