İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm tesisi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1. Temyiz dışı sanık ...’a yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık ... hakkında düzenlenen 11.07.2017 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okunup anlatılmadan tebliğ edildiği, bu işlemin 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu, ayrıca hükmün yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin” de belirtilmediği anlaşıldığından, gerekçeli kararın sanık ...'a usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevinde bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği de belirtilerek tebliği, aksi halde sanığın son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesi,
2. Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2 ve 232/6. maddeleri gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, anılan Kanun'un 294/1. maddesinde "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklinde, 295/1. maddesinde ise "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçimde düzenlemeler bulunması, sanıklar ... ve ...'a tebliğ olunan hükme yönelik olarak sunmuş oldukları 09.06.2017 tarihli temyiz dilekçelerinde hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi, kararın son bölümünde, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedilebileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarih ve 2019/9. MD-554 Esas ve 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanıklar ... ve ...'a yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği anlaşılmakla; belirtilen şekilde sanıklar ... ve ...'a tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca yedi günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligat yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması, sanıklar ... ve ...'ın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükümleri temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçeleri ve buna ilişkin ek tebliğname düzenlenmesi, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.