Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanık ...'ın, katılan ...'a yönelik sair tehdit eyleminden verilen beraat kararına yönelik, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Sanık ...'ın, katılan ...'a karşı sair tehdit eyleminden verilen beraat kararına yönelik, sanık müdafiinin vekalet ücretiyle sınırlı temyizine gelince,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK'nın 327/2. maddeleri uyarınca beraat eden ve kendisini müdafi ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları yerinde olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hüküm fıkrasına, "2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5 madde ve fıkrası uyarınca 1500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine" cümlesinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.