İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle başlatılmış olan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere takip talebinde ve ödeme emrinde tahliye talebinin olmamasına göre davacının tahliye isteminin reddine dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İİK.nun 269/2. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. İİK.nun 269/c-1. maddesi uyarınca da borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikce re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur.
Davacı alacaklı, 19.3.2012 tarihli takip talebi ile, başlangıcı ve süresi açıklanmayan sözlü kira akdine dayanarak 2010 Ocak Ayı ile 2012 Şubat Ayı arası kira parası olan 4.568,40 TL ile 463,79 TL işlemiş faizin tahsili isteminde bulunmuştur. Ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, alacaklı tarafa kira borcunun bulunmadığını belirterek borca, asıl alacağa, işlemiş faize ve takibin diğer tüm ferilerine açıkça itiraz ettiğini bildirmiştir. Takip sözlü kira akdine dayansa da davalı borçlu itirazında kira ilişkisine ve kira miktarına karşı çıkmadığından kiracılık ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda takipte istenen kira alacağının bulunmadığını İİK’nun 269/c maddesinde nitelikleri yazılı belgelerden biri ile kanıtlamalıdır.Nevar ki borçlu borcun bulunmadığına ilişkin savunmasını bu nitelikteki bir belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle alacağa ilişkin kararın BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.