TCK'nın 155/2,43,62,52/2,51 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanın yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olduğu ... Ticaret A.Ş. ve bu şirketin grup firmalarından ... Ltd. Şti. isimli işyerlerinde büro elemanı olarak çalıştığı ve muhasebe bölümünde görevlendirildiği, şirket tarafından sanığa bankalarda işlem yapabilmesi için yetki verilerek bu durumun bankalara yazı ile bildirildiği, sanığın çalıştığı dönem içerisinde şirkete ait araçların trafik cezalarını ödemek amacıyla tediye makbuzları ile kendisine verilen toplam 3.297 TL parayı uhdesine alarak trafik cezalarını ödemediği, ayrıca şirketin hesaplarından farklı tarihlerde çekmiş olduğu paraları kasa hesabında eksik göstererek toplam 4.622 TL parayı kendisine aldığı, bu suretle zincirleme suç niteliği kazanan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği beyanlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesinde, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı hüküm altına alınmasına rağmen, cezası ertelenen sanık hakkında, herhangi bir denetim süresi belirlenmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.