Sanık hakkında; ...nun 158/2, 52/2,53 . maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...'ın oğlu olan ...'ın Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/364 esas sayılı dosyasından mahkumiyetine karar verildiği, temyiz edilen dosyanın tutuklu işlerden olmasına rağmen 2 yıldır sonuçlanmadığı, katılanın 1990 yılından bu yana tanıdığı ...'nın emlakçı dükkanında sanık ... ile tanıştığı, sohbet esnasında katılanın oğlunun durumunu öğrenen sanığın Yargıtay'da iyi ilişkilerinin ve tanıdıklarının bulunduğunu, 70.000 TL karşılığında davayı öne aldıracağını hatta cezayı bozduracağını söylediği, bunun üzerine katılanın sanığa 70.000 TL verdiği iddia edilen olayda;
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği somut olayda, sanığın Yargıtay’da tanıdıklarının olduğundan bahisle haksız çıkar sağladığının kabul olunması karşısında, fiilin, 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden unsurları yönünden oluşmayan aynı Kanun'un 158/2 madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.