Sanık hakkında; ...nun 155/2, 43/1,62,52/2, 51/1-3-6-7-8,53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararda sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası ile ilgili gerekçe oluşturulduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıkların, ... Sitesinde yöneticilik yaptıkları 2007-2008 döneminde sahte evrakları hesaplara işleyerek ve sahte maliye baskılı defterler tanzim ederek oluşturdukları makbuzları site hesaplarına geçirip aldıkları paraları uhdelerinde tuttukları iddia edilen olayda;
1) ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından mahkemenin mahkumiyetine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ...’ın suçu işlemediğine ve sanık ... müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Katılanın,sanıktan şikayetçi olmadığını ve sahte makbuzların sanık ... tarafından kullanıldığını ifade ettiği gözetilerek sanığın site yönetiminde olmasına rağmen diğer sanık ... ile anlaşamadığından yönetim işlerini yapmadığına,eylemlerine iştirak etmediğine ve zimmetine para geçirmediğine dair savunmalarının aksine delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.