Hükümlülüğe
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Dairemizin 27/06/2012 tarih ve 2010/4345 Esas, 2012/20679 Karar sayılı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2012 tarih ve 2010/94768 sayılı itirazıyla, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle kararının bozma kısmında bulunan "CMUK 325. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına" kısmının hükümden çıkartılması gerekçesiyle Dairemizin anılan ilamına karşı itirazda bulunulması nedeniyle yapılan incelemede,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden itirazın kabulü ile 27/06/2012 tarih ve 2010/4345 Esas, 2012/20679 Karar sayılı Dairemizin kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
5846 sayılı yasanın 5101 sayılı yasa ile değişik 81/9-1-b maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü, aynı yasanın 5728 sayılı yasa ile değişik 81/4 maddesinin ise hapis cezası ile adli para cezasını içerdiği gözetilerek;
Para cezasının tercih edilmesi halinde adli para cezası, hapis cezasına göre lehe olduğu halde, mahkemece 5846 sayılı yasanın 5101 sayılı yasa ile değişik 81/9-1-b maddesinin tatbik edilmesi halinde tercih edilecek para cezasının aleyhe olacağı şeklindeki gerekçeyle aynı yasanın 5728 sayılı yasa ile değişik 81/4 maddesine göre hapis cezası ve adli para cezasının tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.