Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın “benim toplam arazim 100 dönüm kadar vardır, katılan ...'e 40 dönüm yer sattım, kalan 60 dönüm yerin tapusu yoktur 2B arazisidir, yakınanlar bu araziye sahip çıkıyorlar” biçimindeki savunması karşısında; bu husus mahallinde keşif yapılarak araştırılıp sonucuna göre olayda iftira suçunun unsurlarının ve sanığın suçsuz olduğunu bildiği katılan ve yakınana karşı suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu ve eylemin anayasa ile güvence altına alınan yasal şikayet hakkını kullanma kapsamında kalıp kalmadığı açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Mahkemenin kabulüne göre de;
Sanığın aynı kişilere karşı aynı taşınmazla ilgili iki ayrı tarihte gerçekleşen şikayetlerinin bir suç işleme kararına dayanması karşısında eylemin TCK'nın 267/1, 43/1 ve 43/2. maddelerine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden iki ayrı iftira suçunun oluştuğundan söz edilerek hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.