Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Sanığın, katılanda bulunan senedi babası adına düzenleyerek verdiği, kardeşinin eline nasıl geçtiğini bilmediği yönündeki savunmasının iftiradan dönme niteliğinde olup olmadığının ve sanık hakkında TCK'nın 269. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan 4616 sayılı Yasa kapsamındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmadığı gözetilerek, iftira suçu nedeniyle katılanın maddi bir zararı olup olmadığının mahkeme tarafından tespitinden sonra, sanıktan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, CMK’nın 231. maddesi uyarınca kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaate göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, sanığın sabıkalı olduğu biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.