Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu 101 ada 154 parsel sayılı taşınmaz 15.647,51 metrekare yüzölçümü ve tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 101 ada 155 parsel sayılı taşınmaz 18.981,57 m2 yüzölçümü ve 101 ada 207 parsel sayılı taşınmaz 23.524,49 m2 yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 101 ada 208 parsel sayılı taşınmaz 20.080,37 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 101 ada 209 parsel sayılı taşınmaz 18.751,97 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 101 ada 211 parsel sayılı taşınmaz 10.395,31 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 101 ada 212 parsel sayılı taşınmaz 10.530.93 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla ... kızı ... adına kayıtlıdır. Yörede 3116 sayılı Kanuna göre yapılarak 1953 yılında kesinleşen orman kadastrosu, yine 1980 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanun'la değişik 2 nci madde uygulamaları ile aplikasyonu yapılarak l981 yılında ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise, 2004 yılında 3402 sayılı Kanun gereğince yapılmıştır.
Davacı Hazine vekili asıl dava dosyasında dava dilekçesinde; dava konusu 101 ada 207 parsel sayılı taşınmaz her ne kadar yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş olsa da, çekişmeli taşınmazın Balya Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/122 Esas, 2000/74 Karar sayılı kararıyla Hazine adına hükmen tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı Hazine vekili birleştirilen 2007/30 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; 101 ada 207,208,209,211 ve 212 sayılı parseller her ne kadar yörede yapılan kadastro çalışmalarında bir kısım davalılar adına tespit ve tapuya tescil edilmiş olsalarda dava konusu taşınmazlar 2/B parseli olarak işlem gören ve Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların 2/B kapsamı içinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tesciline ve bu kısımlara davalıların vaki müdahalelerinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Yine davacı Hazine vekili birleştirilen 2007/31 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; davalı parsellerin tespit malikleri ... ve ... adına kayıtlı 101 ada 155,154 ve 207 sayılı parsellerin Balya Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/122 Esas, 2000/74 Karar sayılı kararıyla Hazine adına orman vasfıyla hükmen tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların orman olduğu tespit edilen kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve bu kısımlara davalıların vaki müdahalelerinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece aralarında hukukî ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle anılan dosyaların birleştirilmesi sonrasında yapılan yargılama sonunda; "Asıl 2007/29 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; davacı Hazinenin davasının kabulü ile; çekişmeli 101 ada 155 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 101 ada 154 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 16.09.2013 tarihli raporuna ekli krokide 154/a şeklinde gösterilen 7.380,20 m2 lik yüzölçümlü bölümünün ve 101 ada 207 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 16.09.2013 tarihli raporuna ekli krokide 207/a şeklinde gösterilen 3.638,23 m2 lik bölümünün tapu kaydının iptali ile bu parsellerden ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescili ile davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine, 101 ada 154 parsel sayılı taşınmazın bakiye kalan 154/b ile gösterilen 8.267,31 m2 lik bölümünün tapuya tespit gibi kayıt ve tesciline,
Birleştirilen 2007/30 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne; çekişmeli 101 ada 208,211 ve 212 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 101 ada 207 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 16.09.2013 tarihli raporuna ekli krokide 207/b şeklinde gösterilen 2.914,70 m2 lik bölümünün ve 101 ada 209 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 16/09/2013 tarihli raporuna ekli krokide 209/a şeklinde gösterilen 10.349,13 m2 lik bölümünün tapu kaydının iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tescili ile davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine, 101 ada 209 parsel sayılı taşınmazdan bakiye kalan 209/b ile gösterilen 8.402,84 m2 lik bölümünün tapuya tespit gibi kayıt ve tesciline, fazlaya yönelik talebin reddine,
Birleştirilen 2007/31 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; davacı Hazinenin davasının kabulü ile; 101 ada 207 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 16.09.2013 tarihli raporuna ekli krokide 207/c şeklinde gösterilen 16.971,56 m2 lik bölümünün tapu kaydının iptali ile bu parselden ifraz edilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tescili ile davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine" karar verilmiş, hükmün, davacı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2016 tarihli ve 2016/2942 Esas, 2016/4119 Karar sayılı ilamıyla "davacı Hazinenin dayandığı 2000 tarihli ve 2 sıra nolu tapu kaydı kapsamı dışında kaldıkları gerekçesiyle çekişmeli 209 sayılı parselin 209/b ile gösterilen ve 154 sayılı parselin 154/b ile gösterilen bölümlerine yönelik Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmaz bölümlerine yönelik hükmün düzeltilerek onanmasına, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşen tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı ...'ün temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli 155 sayılı ve 207 sayılı parsellere yönelik hükmün onanmasına, çekişmeli 209 sayılı parselin 209/a bölümü ile 212 parsel sayılı taşınmazın tamamı yönünden yapılan incelemede ise, davacının sunduğu 2000 tarihli ve 4 sıra nolu tapu kaydının dayanağı olan İvrindi Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.06.2000 tarihli ve 1999/122 Esas, 2000/74 Karar sayılı dosyasında ise davalı ...'ün taraf olmadığı, mahkemece, taşınmazların kesinleşen tahdidin dışında olduğu belirlenmesine karşın, davacının sunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenerek tarla vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, oysa anılan kesinleşmiş hükmün davada taraf olmayan ... açısından bağlayıcılığı bulunmadığı gözardı edildiği, bu nedenle davalı ... bakımından Hazine adına tapu kaydı oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin bulunup bulunmadığının araştırılması, yöntemince zilyetlik araştırması yapıldıktan sonra tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilerek mahkeme kararının dava konusu 209 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 212 sayılı parselin tamamına yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "dava konusu 209 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 212 sayılı parselin daha önce araziyi kullananlar tarafindan masraf ve emek sarfi ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği, davalının taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren aralıksız olarak ekip biçtiği, tarım arazisi olarak kullandığı hususunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlandığı, bahsi geçen yerde eklemeli zilyetlik yoluyla 20 yılı aşkın bir süredir nizasız, fasılasız, ekonomik amaca uygun ve malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu" gerekçesiyle dava konusu 209 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 212 sayılı parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, az yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya içinde mevcut Balya Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/122 Esas, 2000/74 Karar sayılı dava dosyasında hükme esas alınan 26.10.1999 tarihli teknik bilirkişi raporu ile eldeki davada alınan 05.05.2017 tarihli teknik bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde dava konusu 209 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 212 sayılı parselin tamamının davacı Hazinenin dayandığı 2000 tarihli 2 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı kuşkusuzdur. Bu durumda bozma ilamında da işaret edildiği üzere davalı ... yönünden, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin bulunup bulunmadığına bakılması gerekmektedir. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişiler çekişmeli yerleri ...'ün babası kullanmakta iken vefatı ile ... tarafından kullanılmaya devam edildiğini bildirmişler, davalı ...'ün zilyetliğine dair herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durum karşısında, davalı ... tarafından çekişmeli taşınmazlar üzerinde, lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun ispat edildiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlar üzerinde, davalı ... lehine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunun ispatlanamadığı gözetilerek, dava konusu 209 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 212 sayılı parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.