Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı iş veren ... Spor Kulübü Başkanlığında 11.02.1991 tarihinde işe başladığını, 01.09.1992 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ayrıca bu iş yeri dosyasında 10.11.1993 tarihinde yeniden işe girişinin yapıldığını, davalı iş veren tarafından müvekkilin kesintisiz ve ayda 30 gün üzerinden yapılan çalışmalarının SGK ya hiç bildirilmediğini belirterek 11.02.1991 ile 31.12.1997 tarihleri arasında kesintisiz olarak ayda 30 gün üzerinden en az asgari ücret ile çalışmalarının tespitini Mahkememizden talep etmiştir.

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu davanın 506 sayılı Kanun'un 79/8 maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin içinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini Mahkememizden talep etmiştir.

2.Davalı iş veren tarafından dosyamıza sunulan yazılı beyanlarında özetle; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili özetle; Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'u.

Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).

Somut olayda, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, hakkındaki davada hüküm kurulan davalı ... Kulübü Derneği'nin 07.06.2016 tarihinde fesholduğu, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı dernek adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı derneğin ihyasının sağlanması bakımından, dernek son yönetim kuruluna husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için, davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli ve derneğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.