SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Temyiz isteminin reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ve tehdit suçu yönünden verilen ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/464 Esas, 2017/119 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. (1) nolu bölümde belirtilen hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.06.2017 tarih ve 2017/2110 Esas, 2017/2100 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2019 tarih ve 2017/2110 Esas, 2017/2100 Karar sayılı ek kararıyla tehdit suçu yönünden, 7188 sayılı Kanun kapsamındaki temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği "temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı" temyiz isteminin reddine,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, kamera kayıtlarının hukuka aykırı delil olup hükme esas alınamayacağına, sözlerin hakaret niteliğinde olmadığına, sanığın psikolojik tedavi gördüğüne, eksik araştırma yapıldığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Seyyar satıcılık yapan sanığın uyarılara rağmen satışa devam etmesi nedeniyle cezai işlem uygulanacağı sırada zabıta görevlisi olan katılanlara yönelik "...şerefsizler...avradınızı satın p...ler" şeklinde hakaret ettiği, sanık savunması, katılanların beyanları, 23.01.2017 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (f) fıkrasına göre, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde talep edilmesi koşuluyla anılan maddede belirtilen suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında uygulanacağının belirtilmesi karşısında, tehdit suçunun bu kapsamda olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi,
2. Sanığın adli sicil kaydındaki ilamın silinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, sonucuna göre yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki diğer hususlar da yöntemince değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “sanığın sabıka ilamına göre daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması, ayrıca yasal koşulların oluşmaması" şeklindeki eksik araştırmaya dayalı, yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.