HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 12/2 nci, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1, 54/1 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/2 nci, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4,53/1-2-3 ve 54/4 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri;
İletişim tespit tutanaklarının hukuka aykırı delil niteliğinde bulunduğuna, sanıkların suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve suçun sübutuna ilişkindir.

Sanıklar ... ile temyiz kapsamında yer almayan sanık ... arasında yapılan görüşmede sanıklar ... ve ...'ın temin ettikleri silahları yolcu otobüsü ve muavin vasıtasıyla İstanbul'da bulunan sanık ...'a gönderecekleri konusunda anlaşma yaptıklarının tespit edildiği, 08.04.2015 tarihinde sanıklardan ...'ın Batuhan ile yaptığı görüşmeye otobüs muavini Zekia Ak'ın konferans görüşme ile dahil olduğu, jandarma tarafından otobüste yapılan ilk aramada tabancaların bulunamadığı ancak beraat eden sanık ...'ın bilahare otobüste bulunan 5 adet tabancayı Samsun ili, Kavak ilçesinde kolluk görevlilerine teslim ettiği, tabancalara ilişkin alınan uzmanlık raporuna göre tabancaların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla isnat sanıkların silah ticareti yapma suçunu işlediklerine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanıklar ... ve Batuhan'ın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, İstanbul'da bulunan diğer sanık ...'a silah göndermek üzere anlaştıklarını ve bu kapsamda telefon görüşmesi yaptıkları ancak savunmalarında suçun cezasından korkup eylemlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, yine sanık ...'ın İstanbul'a silah yerine söz konusu otobüsle bal ve peynir gönderdiğini beyan ettiği, yine sanık ...'un da diğer sanıklarla silah alışverişi konusunda anlaştıklarını fakat bunun cezasından çekindiği için vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmış ise de, bahse konu otobüste suç tarihinde 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz 5 adet tabancanın ele geçmesi, sanıkların benzer şekilde tevil yollu ikrarda bulunması ve yine sanık ...'nin aşamalarda değişmeyen şekilde sanıklar ... ve Batuhan'ın otobüsün yanına otogara geldiklerini, bu sanıkların İstanbul'a gitmek üzere otobüse binmek istediklerini ancak daha sonra vazgeçtiklerini, kendisinin bu sanıklardan bir şey almadığını beyan ettiği görülmekle, sanıklar ... ve Batuhan'ın çıkar paylaşımı konusunda anlaşma ve topluluk oluşturacak boyutta ortaklık ve birlikteliklerinin bulunması karşısında bu sanıkların iki kişi olarak hareket ettikleri ve bu suretle toplu silah ticareti yaptıkları anlaşılmakla sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıkların aşamalarda kısmen de olsa birbirlerini suçlayıcı savunmalarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; sanıkların aralarında savunma zaafiyeti oluşturacak şekilde menfaat çatışması ortaya çıktığı saptanmıştır.
Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun), ''İşin reddi zorunluluğu'' başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/1699 Esas, 2021/247 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Rize 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.