Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespite itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Mardin ili Nusaybin ilçesi ... Köyü 104 ada 4 parsel sayılı 93.114,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile maliki bilinemediğinden Hazine adına tesbit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Kanun'un 5304 Sayılı Kanun ile Değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davacılar dava dilekçesinde, keşifte gösterecekleri taşınmazın dedelerinden kalma yerleri olduğunu ileri sürerek, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu yerin adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Müdahil davacı ... İdaresi vekili müdahale dilekçesinde, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ileri sürerek davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen davaya ilişkin önceki karar, davalı Hazine vekili ve katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2008 tarihli ve 2008/7070 Esas, 2008/10007 Karar sayılı ilamıyla; " yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede yapılan çalışmalara ait belge ve kayıtların tamamı ile çekişmeli taşınmazın tutanak aslı, davalı ise dava dosyası, komşu parsellere ait tutanakları ile varsa bunlara revizyon gören tapu ya da vergi kayıtları, eski ve yeni tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planları ile 1980 ve 1990'lı yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası ve hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilerek, çekişmeli taşınmazın başında yerel bilirkişiler ile harita ve orman mühendisi bilirkişilerinin katılımı ile yöntemince keşif yapılması, çekişmeli taşınmaz hakkında usulüne uygun orman araştırması yapılması, taşınmazın orman olmadığının tespiti halinde ise usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonunda; orman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın taşınmazın tamamının orman vasfında olmadığı, ne var ki fen bilirkişi raporunda (D2) harfi ile gösterilen kısmı eylemli durumu itibariyle üzerinde yoğun olarak 15-16 yaşlarında orman ağacı olan meşe ağacı bulunduğundan bu bölümün orman vasfında olduğu, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm açısından davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, (B), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden alınan jeodezi raporu uyarınca davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği, (C) ve (D1) harfleri ile gösterilen bölümlerin ise imar ve ihyası tamamlanmış ise de, bu bölümlerin davacılar dışında kişilerce tasarruf edildikleri, (G) ve (Y) harfi ile gösterilen bölümlerin tarımsal arazi niteliğinde olmadıkları” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, (D2) harfiyle gösterilen kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B), (C), (D1), (E), (F), (G) ve (Y) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddi ile tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, müdahil davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.