Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/2,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Başka bir suçtan sanık hakkında yürütülen soruşturma kapsamında sanığın evinde yapılan aramada çok sayıda tabanca, taht, hat levha, sakal-ı şerif kutusu, 9 adet sikke, pişmiş toprak kase ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında, antika işi ile uğraştığını, eserleri koleksiyoncu olması nedeniyle satın aldığını, tabancaları yurtdışından getirdiğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bağımsız bilirkişi raporunda, eserlerin bir çoğunun 2863 sayılı Kanun kapsamında olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, silah ve mermiler dışında sanıkta ele geçirilen diğer 2863 sayılı yasanın 67/2 maddesinde kaldığı iddia olunan eşyaların gerek dosyaya sunulu 27.04.2015 günlü arkeolog bilirkişinin raporu, gerekse 24.11.2017 günlü uzman bilirkişi raporunda birbiri ile çelişmeyecek şekilde sanık ...'de ele geçirilen diğer eşyaların 2863 sayılı yasanın 23 ve 24 maddeleri kapsamında kalan eşyalardan olduğunun mütalaa edildiği, anılan yasanın 23. maddesinde bu eşyaların etnografik nitelikte kültür varlıkları olup, tescile tabi olmaksızın yurtiçinde serbestçe alınıp satılabileceğinin hüküm altına alındığı yine aynı yasanın 24. maddesinde ise bu tür eşyaları ellerinde bulundurulduranlardan değerleri ödenmek suretiyle bakanlık tarafından satın alınabileceği, yine 23. maddenin (a) bendinde belirtilen etnografik mahiyetteki kültür varlıklarının yurtiçinde alım satım ve devrinin serbest olduğunun hüküm altına alındığı, dolayısıyla 6136 sayılı yasa kapsamında kalan suça konu olduğu anlaşılan silah ve mermiler dışındaki eşyaların elde bulundurulmasının alım satımının yasak olmadığı değerlendirilerek sanığın beraatına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ..., ''Antikaya merakım vardır, o yüzden ... isimli bir antika şirketi kurdum. 2004 yılında Bodrum'a geldim. Arsa aldım ve ... isimli oteli yapıp işletmeye başladım. Kayıtlı antikalarımı otelin lobisine yerleştirdim. Odalara tablolarımı ve koltuklarımı koydum. Bunların hepsi benim kendi şahsi eşyalarımdır. Bu eşyaları kolleksiyoncu olmam nedeniyle almıştım. Bunların çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Suç işleme kastım yoktur.'' şeklinde beyanlarda bulunmuş ise de; istinaf dışı sanık ...'in ''Silahımı satması amacıyla sanık ...'e vermiştim.'' yönündeki beyanı, suça konu eşyaların ele geçiriliş şekli ve yargılama dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde ele geçen ve 2863 sayılı yasanın 23,24 ve 25. maddeleri kapsamında kaldıkları anlaşılan korunması gerekir kültür varlıklarından sanık tarafından idarenin haberdar edilmediği ve sanığın bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlıklarını satışa arz etmek, satmak, vermek, satın almak veya kabul etmek suretiyle 2863 sayılı yasanın 67/2 maddesinde yer alan suçu işlediği vicdani kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.