HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/295 Esas, 2016/575 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında,
Göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1. Sanık ...'in temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

2. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri, sanıkların atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmaları için şüpheden uzak somut bir delilin bulunmadığına, savunma ve delillerin yöntemince tartışılıp değerlendirilmediğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tekneler hakkında müsadere kararı verilmesine, sanık ...'in olay yerinde bulunmadığına, suç yerinin dikkate alınması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Alınan istihbari bilgi üzerine sanık ...'in "..." isimli tekne ile göçmenleri sevk ederken yakalandığı, sanık ...'ye ait olan "..." isimli tekne ise sanık ... tarafından içinde göçmenlerin olduğu halde sevk ve idare edilirken ele geçirildiği, bu suretle sanıkların atılı suçu işledikleri, sanıkların savunmaları, tanıklar M.A. ve D.K.'nin beyanları, cevabi yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların savunmaları, tanıklar M.A. ve D.K.'nın beyanları, 03.02.2016 tarihli olay tespit tutanağı, 16.06.2016 tarihli bilirkişi raporu, dosyada mevcut cevabi yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla, sanıklara atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi ve tekneyi sanık ...'a balık tutması için verdiğini belirtmesi, göçmenlerin diğer sanıklarla birlikte yakalandığı sırada sanığın olay yerinde bulunmaması, göçmenlerin ve diğer sanıkların anlatımlarında, sanığın göçmen kaçakçılığı eylemlerinde bulunduğuna dair anlatımlarının olmaması karşısında, sanık tarafından atılı suçun işlendiği kanaatine ne şekilde varıldığı delillere dayalı olarak açıklanıp tartışılmadan, CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık ... müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin emyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.