Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... mahallesi 135 ada 192 parsel (eski 336 parsel) sayılı taşınmaz, ... oğlu ..., ... ..., ... oğlu ..., ... ve ... adına kayıtlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Arnavutköy ilçesi ... Mahallesi 311 parsel nolu taşınmazın evveliyatından beri kısmen Devlet Ormanı olduğunu ve kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu yerin kısmen Devlet Ormanı olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun orman olan kısmının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davalıların müdahalelerinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın ilişkin önceki karar, davacıların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.03.2017 tarihli ve 2015/14058 Esas, 2017/2618 Karar ilamıyla; "tapu maliklerinden ..., ..., ...'ın davada taraf olmadıkları ve aleyhlerine hüküm kurulduğu, tapu maliklerinin bütününün davada taraf olmaması durumunda sadece davada taraf olanların hisseleri açısından hüküm kurulması halinde parselin bir kısım hissesinin orman diğer kısım hissesinin kişiler adına kayıtlı olması mümkün olamayacağından, tüm tapu maliklerinin davada taraf olması zorunlu olduğundan Orman İdaresine ek süre verilerek diğer tapu malikleri hakkında dava açması sağlamalı ve her iki dava birleştirilerek ondan sonra esas hakkında hüküm kurulması" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "bozma ilamı doğrultusunda taraf olmayan tapu maliklerinin de dahili davalı olarak dosyada yer almaları sağlandığı, dava konusu eski 336 yeni 135 ada 192 parselin hükmen ifraz sebebi ile 135 ada 276 ve 277 parsellerin oluştuğu, 276 parselin tarla vasıflı, 277 parselin orman vasıflı olarak tescil edildiği, mahallinde yapılan keşifte ve alınan bilirkişi raporlarında davalıların dava konusu taşınmaza herhangi bir el atması tespit edilmediğinden davacının bu talebi ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmasına gerek duyulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca çekişmeli 135 ada 277 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği " gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.