Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi gereğince temyiz edilebilir hale geldiği, anılan Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığına anlaşılarak yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 tarih 2016/460 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; suçlamayı kabul etmediğine, olayda ağır tahrik bulunduğuna, soyut beyanlara itibar edilerek hüküm kurulduğuna, cezanın adil uygulanmadığına bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumunda görev yapan infaz koruma memuru katılana hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında ilk Derece Mahkemesince; katılanın aşamalardaki beyanları ve bu anlatımı doğrular tanık ifadeleri ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükümde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ancak dosya içeriği ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve orantılılık koşulları da gözetilerek, sanık hakkında sübutu kabul olunan suçtan adalet ve hakkaniyete uygun biçimde cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde sayılan bir kısım gerekçelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilerek temel cezada, yetersiz gerekçeye dayanılarak teşdiden uygulama yapılması sonucunda fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle sanık hakkında eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, olay tutanağı, tanıklar ... Ç., ... H. ve ... A.'nın katılan anlatımını doğrular beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe esas alınan ilamda sanığın terör örgütü üyesi olması nedeniyle eylemin kanuni sonucu olarak hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzunca fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirildiği, ilk suçunun özel tehlikeli suçluluk olmasına dayanılarak infaz rejimi belirlenmesinin tekerrür sayılamayacağı bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olmadığı ancak örgüt suçuna ilişkin önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşme ve infaz tarihine göre tekerrüre esas olduğu gözetilmeden ikinci kez tekerrür hükümlerinin tatbiki hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasından" Van 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/424 E ve 2013/590 K sayılı ilamında sanık hakkında tekerrrür hükümleri uygulandığından sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin 5237 sayılı TCK'nın 58 ve 5275 sayılı CGTİK'nin 108/3 maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.