Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2010 gününden başlayarak aylık 6.000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 01.01.2011 tarihinden itibaren 5.000 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 01.01.2010 tarihinde başlayan dönem kira parasının tespiti istenilmiştir. Mahkemece, dönem geçtikten sonra dava açıldığı ve bir sonraki dönemin tespitinin istendiği gerekçe gösterilerek, 01.01.2011 tarihinden itibaren aylık 5000 TL kira parasına hükmedilmiştir.
Oysa, davacının çektiği ihtarname dönem başlamadan 15 gün önce 15.12.2009 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ve dava da dönem içerisinde “01.04.2010” tarihinde açılmıştır. Yani, dava konusu olayda, 21.11.1966 gün ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre, ihtar veya dava dilekçesinin tebliği ile dava tarihi arasındaki 15 günlük süre mevcuttur, dava dönem geçmeden açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece 01.01.2010 tarihinde başlayan dönemin kira parasının saptanması mümkün iken, hukuksal yanılgı ile bir sonraki dönem için davacı vekilinin yanılgılı beyanı esas alınarak tespit yapılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.