Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2008 gün ve 2004/564-2008/113 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/07/2010 gün ve 2010/8796-20108216 sayılı kararı aleyhinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içinde dava dışı Orsa Tekstil San.Tic. AŞ., First Tekstil San. Tic. A.Ş, İmateks Tekstil San. Tic. A.Ş, Öray Tekstil San. Tic. A.Ş ve Falez iplik San.Tic. A.Ş’ye usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, dava dışı firmaların işletme sermayesinin negatif olduğunu, kredi karşılığı alınan teminatların yetersiz olması nedeniyle banka alacağının karşılanmadığını, ipotek konan taşınmazların satış kabiliyetleri bulunmayıp ayrıca üçüncü kişilerce konmuş ipotekler bulunduğunu, firma alacağının 14.07.2000 tarihinde 15.384.843.000.000 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar, (ayrı ayrı), davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte TTK’nun 320,336, BK’nun 528,41 maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili, katılma yoluyla davalılar ..., ..., ..., ...,..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bu kez, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilleri karar düzeltme talep etmişlerdir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ...'dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.