Mahkumiyet
1) Sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan kamu davasında; İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı; katılanın soyut iddiası dışında, suç konusu belgenin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin yazılı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması yasaya aykırı,
2) Sanık hakkında “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçundan kurulan hükümden sonra, 16/03/2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ve katılan vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.