Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet,
Sanık ... hakkında beraat.

I-a-Av. ...’ın, sanık ...'ın müdafi olduğuna dair dosyada bir bilgi ya da belge mevcut olmaması nedeniyle hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından vaki temyiz isteminin,

b-Sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanık müdafi Av. ... ile katılan hazine vekilinin vaki temyiz istemlerinin,
5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
19.01.2004 tarihli iddianame ile Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 2004/40 Esas sayılı dava dosyasında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi, anılan iddianame içeriğine göre sanık ... tarafından düzenlenip kullanıldığı iddia olunan belgelerin de bu dosyadakinden farklı olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;Ancak:
Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılan hazine lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılan hazinenin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1250 lira maktu vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan hazineye verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ...'ın mahkümiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin, sanık ...'ın beraatine dair hükme yönelik olarak da katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen 2001 ve 2002 yıllarında doğrudan gelir desteği ve kütlü pamuk primi almak suretiyle dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 14.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ... ve ... müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış olan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.