Davacı ... Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 14/08/2008 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı ... tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açılan davada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde öngörülen işkence yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurana ödenen tazminat ve masrafların, ihlal kararı verilmesine neden olan davalı polis memurlarından rucüan tazminini talep etmiştir.
Davalılar, ceza mahkemesinde ceza aldıklarını, ayrıca mağdur tarafa tazminat ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen ihlal kararının, davalı polis memurlarının haksız eylemlerinden kaynaklandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 20/02/2007 tarihli kararında; mağdur ...'ın şikayetinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesi yönünden incelenebilir bulunarak, devletin denetimi altındaki kişilerin işkenceye ve insanlık dışı muameleye tabi tutulmasına mani olacak cinsten önlemler alınmasını öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğe riayet edip etmediğinin araştırılacağı belirtilerek değerlendirmeye girildiği, değerlendirme sonucunda; ulusal yargı makamlarınca ihlal kararı verildiği ancak ertelendiği, Ağır Ceza Mahkemesi'nce polislere atılı suçların ciddiyetinin yeterince takdir edilmediği, polislerin duruşmalara hiç katılmadıkları halde mahkemedeki iyi halleri nedeniyle hafifletici nedenlerden yararlandıkları, iç hukuktaki yasa ve cezai düzenlemelerin polislerin cezalandırılmamaları için kullanıldığını, sanık polislerin kamu görevinden geçici ya da sürekli olarak men edilmesi için ne yargılama sırasında, ne de daha sonra hiçbir disiplin tedbirinin alınmadığı, ceza ve disiplin sisteminin caydırıcı olmadığı, polisler hakkında yapılan tartışmalı ceza yargılaması neticesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinin ihlaline ilişkin uygun bir telafi sağlanmadığı belirtilerek, başvuranın maddi

tazminat talebinin reddi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İhlal kararında belirtilen hususlar, devletin denetimi altında bulunan kişilerin işkence ve insanlık dışı muameleye tabi tutulmasına mani olacak cinsten önlemler alınmasını öngören pozitif yükümlülüğü ile ilgili olup, davalılarla doğrudan ilgili değildir. Ayrıca davalılar, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak "cürmü söyletmek için işkence yapmak" eylemleri nedeniyle cezalandırılmış, mağdur müdahile manevi tazminat ödemesi ile sorumlu tutulmuşlardır. Tüm bu nedenlerle, mahkemece rücuan tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.