Tebliğname No: 11 - 2010/342072
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Akbank îzmir M.T.K Çarşı Şubesinde gişe memuru olarak çalışan sanık M.. K..'ın bilgisayar ekranından kendi şifresiyle Akbank Üçkuyular Şubesi müşterisi olan M.. G..’in kimlik ve hesap bilgilerine ulaşıp diğer sanıklar D.. Ş.. ve A.. Ş..’e bu bilgileri vererek,
Mudi adına düzenledikleri sahte kimlik belgesini kullanıp, mudi M.. G.. adına Akbank Buca Şubesinde hesap açtırıp, Banka Çağrı Merkezinden mudi adına internet şifresi oluşturarak, adı geçen mudinin Üçkuyular Şubesi hesabındaki parayı, internet bankacılığını kullanarak Buca şubesindeki hesaba aktarıp, 02.03.2007 tarihinde 21.000,00 lirayı hesaptan çektiklerinin tespitiyle müdahiller Akbank A.Ş ve mudinin şikayetleri üzerine sanıklar hakkında inceleme konumuz olan dava açılmış olup, adı geçen sanıklar hakkında, benzer yöntemle Karşıyaka Sahil Şubesi müşterisi F.. D.. Ü..’nün kimlik ve hesap bilgilerine banka bilgisayarından ulaşıp, sahte kimlik ile Akbank Aydın Şubesinde, bu mudi adına hesap açarak, internet şifresi oluşturup, mudinin Karşıyaka Sahil Şubesinde bulunan parasını, Aydın Şubesindeki hesaba aktarıp, çektikleri iddiasıyla, İzmir Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2008/12 Esas sayılı dosya üzerinden ve Akbank Kuşadası Şubesi müşterisi Yılmaz Dülger adına sahte kimlikle, Akbank Manisa Şubesine hesap açarak, adı geçen mudinin Kuşadası Şubesi hesabındaki 251.000 lirayı, internet bankacılığı yoluyla, Beyoğlu Şubesine havale edip çektikleri iddiasıyla, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde, 2008/63 Esas sayılı dosya üzerinden, Akbank Narlıdere Şubesinin mudisi olan İsmail Başusta hesabından benzer şekilde para çekilmesi nedeniyle sanıklar hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, 2008/134 Esas sayılı dosya üzerinden ve Akbank Kordon Şubesinin mudisi olan V.. S.. hesabından benzer şekilde para çekilmesi nedeniyle sanıklar hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2008/273 Esas sayılı dosya üzerinden Kamu Davaları açıldığı ve adı geçen mudilerin zararlarının, Akbank A.Ş tarafından giderildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanık M.. K..’ın Akbank gişe memuru olması nedeniyle, banka müşterilerinin kimlik ve hesap bilgilerine ulaşarak, korumakla yükümlü olduğu banka parasını diğer sanıklar ile işbirliği yapıp birlikte zimmetlerine geçirdikleri cihetle, sanıkların yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştirdikleri eylemlerinin bütün halinde 5411 sayılı Kanunun 160. ve 43. maddesindeki zincirleme biçiminde zimmet suçunu oluşturacağı ve banka zimmeti suçunun özgü suç olması nedeniyle ancak banka görevlisi, sanık M.. K.. tarafından işlenebileceği, bu suçun işlenişine iştirak eden, diğer sanıklar D.. Ş.. ve A.. Ş..’in ise 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesi uyarınca, azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği,
Ayrıca Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/04/2010 tarih ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanıkların zimmet eylemlerini gerçekleştirirken, sahte belge tanzim etmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği ve vasıfta kazanılmış hak olamayacağı hususları da gözetilerek,
Sanıklar hakkında yukarıda belirtilen olaylar nedeniyle açılan Kamu Davalarının akıbeti araştırılıp, bu davalar sonuçlanıp kesinleşmiş ise anılan dosyaların celp edilerek, dosyalarda bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, kesinleşmemiş ise inceleme konumuz olan iş bu dava ile birleştirilerek, delillerin birlikte değerlendirilip, sanıkların olaylardaki fonksiyonuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.