Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, Foça İlçesi... Mahallesi çalışma alanında bulunan 167 ada 9 ile 169 ada 1 parsel sayılı 41.760,00 ve 311,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, iskan ve vergi kaydı nedeniyle davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonunca itirazı reddedilen davacı Hazine tarafından açılan tespite itiraz davasının, Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/178 Esas, 1988/72 Karar sayılı kararı ile, 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunun geçici birinci maddesi uyarınca Foça Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlı olmaları sebebiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Foça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen taşınmazların tapuda kayıtlı oldukları gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar davalılar adına 14.11.1986 tarih 2 nolu komisyon kararı ile tespit edilmiş olup, bu tespite itiraz eden Hazineye komisyonun itirazın reddine ilişkin kararı 24.11.1986 tarihinde tebliğ edilmiş ve Hazine tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde 08.12.1986 tarihinde Tapulama Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır. Bu haliyle, davacı Hazine tarafından yasal süresi içerisinde tespite itiraz edildiğinden, çekişmeli taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleştirilmesi ve tapu sicili oluşturulması hukuken hüküm ifade etmeyeceğinden, taşınmazların tapuda kayıtlı olduklarından bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olduğundan, Mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm delilleri toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.