Tebliğname No: 7 - 2011/91598
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
3568 sayılı yasanın 3. maddesinde "Kanunen kullanmaya yetkisi olmayanlar tarafından(...), serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir unvanlarının veya bu unvan veya kavramlara karışacak veya onlara benzer her türlü unvan, ibare veya remizlerin kullanılması yasaktır", şeklinde düzenlemenin yer aldığı, aynı yasanın 49/1.maddesinde 3.maddeye aykırılığın yaptırımının düzenlendiği, bu maddelerde yazılı suçun işlenebilmesi için serbest muhasebeci mali müşavir unvanının kullanılması gerektiği, mahkemece hükme dayanak olarak gösterilen delillerin suçun oluşumu için yeterli olmadığı gözetilmeden, atılı suçun işlendiğini gösterir mükelleflere ait defter ve belgeler getirtilerek incelenmeden yine sanık savunmalarında geçen işyeri çalışanı İbrahim Sancı ve muhasebeci Osman Özkan tanık olarak dinlenmeksizin eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
I-5271 sayılı CMK.nun 231 .maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışılmaksızın sadece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
II- Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan M.. O..nın davaya katılma hakkı olmadığı halde, katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.