Suça sürüklenen çocuklardan Batuhan hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği ve esasen bu hususta mahallinde mercince karar verildiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteği ile sınırlı yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi Zekine’nin mahkemedeki beyanında, suça sürüklenen çocuk ...’in mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle katılma talebinde bulunmadığı gibi şikayete ilişkin bir beyanının da olmadığı, mağdurenin yine velayet hakkına sahip babası ...’in ise 19.03.2015 tarihli celsede suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığı, bu suretle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında baroca atanan vekilinin katılan mağdure vekili sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.07.2024 tarihinde karar verildi.