1)Sanığın sahibi olduğu ...İletişim isimli işyerinde şikayetçi adına 0 531 021 34 08 numaralı hatta ilişkin sahte abonelik sözleşmesi düzenlendiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın 2011 yılı Ocak ayında iş yerini kapattığını, şikayetçiye ait abonelik sözleşmesinde iş yerine ait kaşe bulunmadığını, sadece bayi kodu yazıldığını, formun bilgisayar çıktısı olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; suç tarihi itibarıyla ...İletişim yetkilisinin kim olduğu tespit edilerek, ilgili GSM şirketinden ...İletişim’in bayi kodu ile farklı bir bayinin doğrudan sözleşme yapmasının mümkün olup olmadığının sorulmasından sonra menfaatin ait olacağı kişi veya kurum tespit edilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve suçun sübutu halinde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmolunması,
2) Suçun sübutu halinde, sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçu yönünden, hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.