İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi karar kaldırılarak kurulan beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan TCK'nın 132/1, 62/1,50. ve 52. maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince "verilen mahkumiyet kararının ORTADAN KALDIRILMASINA; isnat edilen suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE," dair karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, lehine avukatlık vekalet ücreti hükmedilmediğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 132. maddesi uyarınca hüküm kurulması, bahse konu suça yönelik belirlenebilecek hapis cezasının üst sınırının üç yıl olması, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmesi, temyiz istemine konu kararın 5271 sayılı CMK'nın 286/2 maddesinde tahdidi olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlardan olmaması karşısında Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine karar verilmesine dair görüşe iştirak edilememiştir.
Hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 25952/18 numaralı Deliktaş/Türkiye kararında da vurgulandığı üzere, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.