Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen tespit, müdahalenin önlenmesi ile tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Antalya ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 46 parsel sayılı 4650 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile 166 ve 167 tahrir nolu vergi kayıtları uygulanarak ... adına tespit edilmiş; Vakıflar Yönetiminin tapu kaydına dayanarak açtığı kadastro tespitine itiraz davasının reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 24.12.1986 tarihli ve 1975/180 Esas, 1986/438 Karar sayılı kararının kesinleşmesiyle tespit gibi tapuya tescil edilmiştir.

Asıl davada müteveffa davacı ... (...) vekili; Antalya ili Merkez ilçesi ... Köyü 46 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, Antalya Tapulama Mahkemesinin 1975/180 Esas, 1986/438 Karar sayılı ilamı ile davacı adına tapuya tesciline karar verilip kesinleştiğini, ancak davalı ... yönetiminin bu yerin orman sınırları içerisinde kaldığını iddia ederek taşınmazı orman sınırları içerisine almak istediğini ve bu yeri dikenli teller ile çevirdiğini, Kadastro Mahkemesinin anılan kararı ile davaya konu yerin hiçbir zaman orman sınırları içerisinde kalmadığının saptandığını ileri sürerek, davacının maliki olduğu taşınmazın orman olmadığının ve davacıya ait geçerli tapu ile malik olduğunun tespitine, taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesine ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada (2006/240 Esas) davacı ... İdaresi vekili; davalı ...'a ait ... Köyü 46 parselin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 16.01.2013 tarihli ve 2006/3 Esas, 2013/13 Karar sayılı kararla; davacı ...'e (...) ait ... Köyü 46 parselin Orman İdaresinin de kabul ettiği üzere ormanla ilgisinin olmadığı, davacının tarım arazisi ve özel mülkü olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, Antalya ili Kepez ilçesi ... Köyü 46 parselin orman olmadığının tespitine ve davalı idarenin müdahalesinin önlenmesine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.06.2014 tarihli ve 2014/3255 Esas, 2014/6449 Karar sayılı ilamıyla; "....Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanun'un 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54 üncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49 ncu maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2 inci madde ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, çizilen krokide, 1947 yılında yapılan ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon, 2 inci madde ve 2/B madde haritaları ve mutabakat raporu ile kabul edilen hatlar ayrı ayrı gösterilerek, haritalar ile tutanakların uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır. Kabule göre de; birleştirilen dosya bakımından davacının davasının kabulüne, davacı ... Yönetiminin davasının reddine karar verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren davacı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de usûl ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 07.12.2015 tarihli ve 2014/483 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararla; asıl davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 46 parsel sayılı taşınmazın 10.06.2015 tarihli Fen Bilirkişisi ... ... ve orman bilirkişileri tarafından imzalı haritada (A) harfi ile gösterilen 1842,66 m² kısmına davalı idarenin yaptığı müdahalenin menine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 46 parsel sayılı taşınmazın 10.06.2015 tarihli fen bilirkişisi ... ... ve orman bilirkişileri tarafından imzalı haritada (B) harfi ile gösterilen 2643,34 m²'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı ... (...) mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2018 tarihli ve 2018/1827 Esas, 2018/5643 Karar sayılı ilamıyla; "... mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresini gösterir orijinal kadastro paftası, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyü ile komşu Kütükçü köyünde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) gereğince yapılan ilk orman kadastrosu ve sonrasında yapılan orman tahdidi, aplikasyon 2 inci madde, 2/B madde çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ile her iki köyde yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örneklerin getirilmesi, Kütükçü Köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarının ... Köyünde ilân edilip edilmediği hususunun açık ve net olarak belirlenmesi ve ilân tutanaklarının getirtilmesi, ... Köyü ile ... Köylerinin birleşik köy olup olmadığı, birbirlerinden ayrılıp ayrılmadığı, ayrılmış ise hangi tarihte ayrıldığının sorulması, hükme esas raporlarda bahsi geçen ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan 22.04.2010 ve 22.04.2012 tarihli mutabakat zabıtlarının, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ait tutanaklar ve dayanakların, kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin Orman Yönetimi tarafından açılan benzer nitelikte dava olup olmadığının araştırılarak açılmışsa tespit edilecek derdest dava dosyalarının suretlerinin, kesinleşen dava var ise bunlara ilişkin dava dosyalarının dosya içine alınması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi eliyle yeniden keşif yapılarak yörede ilk kez 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları ve benzeri sabit noktalar yerel bilirkişi yardımıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2 inci madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile mutabakat krokisi 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54 üncü maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile daha sonra yapılan aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama (orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2 nci uygulamaları) farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parsel aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, Orman İdaresinin iddiaları üzerinde durularak dava konusu parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalıp kalmadığı, bunun nedeni ve doğru hattın hangisi olduğu üzerinde durulmalı; aplikasyon veya mutabakat ile kesinleşmiş orman alanlarının değiştirilemeyeceği ve kesinleşmiş 2/B madde alanlarının aplikasyon ve düzeltme işlemi ile tekrar orman sınırları içine alınamayacağı gibi kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin aplikasyonla 2/B madde alanı haline getirilemeyeceği gözetilerek davacı gerçek kişi ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin davası hakkında oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 46 parsel sayılı taşınmazın 13.12.2019 günlü krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 1842,66 m2'lik bölümüne yönelik Orman İdaresinin, bu bölümün orman niteliğinde olduğu savıyla yarattığı muarazanın giderilmesine ve vaki müdahalenin önlenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 46 parsel sayılı taşınmazın 13.12.2019 tarihli krokili raporda (B) harfi ile gösterilen 2643,34 m2'lik bölümün tapusunun iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.