HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2013/159 Esas, 2014/485 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 24 ayda 24 eşit taksitte ödenmek üzere 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2013/159 Esas, 2014/485 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19.06.2017 tarihli ve 2017/15855 Esas, 2017/15557 Karar sayılı kararı ile atılı suça ilişkin delillerin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde olması sonucu görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2017/571 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve birer ay ara ile 10 eşit taksitte ödenmek üzere 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; sanık aleyhine dosyada ve gerekçeli kararda şüpheden uzak delil bulunmadığı, samimi beyanlarının aksinin ispatlanmadığı, varsayıma dayalı ve şüpheli delillere göre karar verildiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; eksik incelemeyle karar verildiği, sanık ...’i yönlendiren ve mağdurları dolandıran asıl dolandırıcıların telefonunun baz istasyonunun Akçakale/Şanlıurfa olduğu, Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/362 Esas sayılı dosyasında, diğer sanık ...’in, dolandırıcılık organizasyonu ile ilgisinin ve sanık ...’yi, paraların gönderileceği kurban olarak kullandığının sabit olduğu, sanık ...’nin, sanık ... ile aynı cezayı aynı gerekçeler ile almasının kabul edilemeyeceği, sanık ... bu suçu geçim kapısı yapmış olsa kendi adına olan banka hesabı ile bu suçu işlemeyeceği, cezada, bozma öncesi karara nazaran kazanılmış hak ihlali yapıldığı, beraat kararı verilmesi, tüm lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
1. Sanıkların, cep telefonu ile katılanı arayıp kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtarak katılanın sanık ...'nin banka hesabına 5.000,00 TL göndermesini sağladıkları iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanıklar özetle, suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
4. Dosya kapsamından, uzlaştırma yoluna başvurulduğu ancak uzlaştırmanın gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz diğer sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
2. Sanıklar hakkında verilen ilk mahkumiyet kararında hükmedilen adli para cezasının "24 ayda 24 eşit taksitte" ödenmesine karar verildiği, bu kararın sadece sanıklar müdafileri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine bozulduğu hususlarının anlaşılması karşısında, bozma sonrası verilen incelemeye konu kararda sanıklar hakkında verilen adli para cezalarının "birer ay ara ile ve 10 eşit taksitle tahsiline" karar verilmesi sanıkların kazanılmış hakkının ihlali niteliğini taşıdığından hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2017/571 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği her iki sanık hakkındaki hüküm fıkralarında yer alan "birer ay ara ile ve 10 eşit taksitle" şeklindeki ibarelerin çıkartılarak yerlerine "24 ayda ve 24 eşit taksitte" ibareleri eklenmek suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.