Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanığın temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Üst Cumhuriyet savcısının yokluğunda kurulan 03.02.2016 tarihli hükmü 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen 1 aylık yasal süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyiz ettiği,Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesi
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.