SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, tehdit

HÜKÜMLER: Beraat

Mağdur SGK'nın temyizi yönünden; mağdur idare vekilinin 19.04.2016 tarihli dilekçesi ile bulunduğu katılma talebi ile ilgili bir karar verilmeksizin dosya neticelendirilmiş ise de; istemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle aynı yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak nitelikli dolandırıcılık suçuı yönünden zarar görme ihtimali bulunan mağdur idarenin katılma talebinin kabulüyle; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, müşteki ...'in temyizi yönünden; şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini duruşmada belirttiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında müşteki Muammere yönelik tehdit ve mağdur SGK'na yönelik kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı beraatlerine kararı verilmiştir.

Katılan SGK vekili temyizinde özetle; sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının eksik incelemeye dayalı ve haksız olduğu gerekçesi ile kararın bozularak sanıkların cezalandırılmasını istemiştir.

1. İddianamede özetle; müşteki Muammer'in, kendisinin haberi olmadan ... Reklamcılık şirketinin kendisini sigortalı yaptığından bahisle şikayetçi olduğu, SGK tarafından düzenlenen raporda işyerindeki kaydın fiili çalışmaya dayandığı sonucuna varıldığının bildirildiği, şikayetçinin ... Reklamcılık'ta 2014/01 döneminde 1 gün ve 2014/02 döneminde 1 gün olmak üzere Sigortalı Hizmet bildiriminin yapıldığı, şikayetçiyle SGK arasında başka hukuki çekişmelerinde bulunduğu, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz üzerine kaldırılmasına karar verildiği, bu süreçte şüphelilerin şikayetçiyi telefonla arayarak şikayetinden vazgeçmesi konusunda tehditte de bulunduklarından bahisle sanıkların cezalandırılması istenmştir.

2. Sanık ... özetle suçlamaları reddetmiş, sanık ... özetle, beraatini istemiştir.

3. Müşteki Muammer özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

4. Mahkemece, sanıklar hakkında her iki suçtan yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

A. Müşteki ...'in Temyizi Yönünden
Müşteki ...'in şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini duruşmada belirttiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almadığı, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Katılan SGK’ya Karşı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 28.03.2023 tarihli 7445 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" hükmü ve sanığın son celse duruşmaya katılarak beraatini istemesi karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan SGK'nın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkında Katılan SGK’ya Karşı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16.11.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Müşteki ...'in Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik müşteki Muammer'in temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Katılan SGK’ya Karşı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararında katılan SGK vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan SGK vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Katılan SGK’ya Karşı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik katılan SGK vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.