Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
İhaleye fesat karıştırma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan ...'nin bu suçtan kurulan hükme yönelik vekili aracılığıyla vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ve 5237 sayılı Kanun'un 235/2-(a-2) maddesinde düzenlenen suçun özgü suç niteliğinde olması karşısında ancak ihale görevlilerince işlenebileceği, şirket yetkilisi olan sanığın bu eyleme 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak iştirakinin söz konusu olabileceği, keza dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı da nazara alındığında; eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 23.12.2009 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.