İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna ve çalışma alanına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... İdaresi vekili ve birleşen dosya davacıları vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kullanım kadastrosu sırasında, Ankara ili Kazan ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 ila 8 parsellerin 82 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca 3 nolu poligon numarasıyla tarla niteliği ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, ayrı ayrı gerçek kişilerin kullanımında oldukları belirtilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edildikleri, beyanlar hanesine 2/B alanı ve kullanıcı şerhlerinin yazıldığı, 101 ada 9 parselin ise 82 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak ağaçlık olduğu belirtilerek, ağaçlık niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Taşınmazın tamamı eylemli ormanda kalmaktadır” şerhlerinin yazıldığı anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı ... İdaresi vekili; Ankara ili Kazan ilçesi ... Köyünde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca orman tahdidinin yapıldığını, 2/B uygulamasının henüz yapılmadığını, Kazan ilçesi ... Köyünde 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca orman kadastrosunun, daha sonrada 1996 yılında 2/B uygulamasının yapıldığını, ... Köyü 101 ada 1 ila 9 parsellerin bulunduğu alanın ... Köyünde yapılan 2/B uygulaması sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak Kadastro Müdürlüğünce ... Köyü çalışma alanında gösterildiğini, ... Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosunun yapılarak 101 ada 1 ila 9 parsel numaralarıyla Hazine adına tespit edildiğini, bu işlemlerin hukuki dayanağının bulunmadığını, 101 ada 1 ila 9 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın ... Köyü çalışma alanında değerlendirilmeleri ve askı ilan tutanaklarında ... Köyünde yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları olarak adlandırılması gerektiğini, ... Köyü 101 ada 1 ila 9 parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunu, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan tapu, zilyetlik, imar-ihya yoluyla kazanılamayacağını beyanla, taşınmazların orman olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacılar ..., ... ve ... vekili; Ankara ili Kazan ilçesi ... Köyü 101 ada 1 ila 9 parsel sayılı taşınmazların kullanıcılarının davacılar olduğunu, Hazineye ecri misil ödediklerini ileri sürerek, tutanakların beyanlar hanesine 1/3’er paylarla davacıların kullanımında oldukları şerhinin yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının iddiasının aksine dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığını, yapılan kadastro tespitinin doğru olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı gerçek kişiler; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 101 ada 1,2,3,4,5,6,7,8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların mahalli bilirkişi beyanlarına göre kadastro tutanağının beyanlar hanesinde adları geçen kişilerin yıllardan beri kullanımında olduğu, bu kullanımlarının tespit tarihinde ve tespitten önce de var olduğu, davacı ... ve arkadaşlarının herhangi bir kullanımlarının olmadığı, tespitin yapıldığı tarih itibari ile ekonomik amacına uygun şekilde taşınmazdan faydalanan kişilerin taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde kullanıcı olarak belirtileceğinden ve davacının tespit tarihinde herhangi bir kullanımının olmadığı, ancak davalıların kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazları ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişiler olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... mahallesi 101 ada 1 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "Bu taşınmaz ... evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ların iştiraken kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 2 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "1/6'şar hisselerle ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ... ile 1/6 hissesi verasete iştirak olarak ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ...'in kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 3 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "... ... oğlu ... kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 4 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "... oğlu ... kullanımındadır" ve "6831 sayılı kanununun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 5 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "... oğlu ... kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 6 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "Cafer oğlu ... kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 7 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "... oğlu ..., Seyit ... oğlu ..., ... oğlu ...'nin 1/3'er hisselerle kullanımındadır" ve "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 8 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "... ... oğlu ... kullanımındadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Ankara ili Kahramankazan ilçesi ... Mahallesi 101 ada 9 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "Taşınmazın tamamı eylemli ormanda kalmaktadır" ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" şerhleri ... kalmak üzere taşınmazın tespit gibi ağaçlık niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı ... İdaresi vekili ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, dosya kapsamı, kamu düzeni, istinaf sebepleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesinde, gerek yürürlükten kaldırılan 5602 ve 766 sayılı Kanunlarda gerekse 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4/7 nci maddesinde; "kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırlarının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.", orman kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken orman kadastro ve 2/B Madde Uygulama Yönetmeliğinin köy sınırlarının tespiti ve kenarlaşma başlıklı 42 nci maddesinde; "Komisyon başkanlıklarınca çalışma programında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağı, bu şekilde ortaya çıkan sınırların sadece orman kadastrosu ile ilgili çalışmalarına esas ve bu konu ile sınırlı olacağı, mülki sınırların düzeltilmesini ve değiştirilmesini gerektirmeyeceği" hükümleri bulunduğu, kaldı ki kadastro çalışma alanının ne şekilde belirleneceğinin 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde gösterildiği, anılan yasa maddesinde, kadastro çalışmalarına başlanmadan önce maddede yer alan prosedüre göre kadastro teknisyenlerince sınırın belirleneceği ve belirlenen bu sınıra karşı yedi gün içinde Kadastro Müdürlüğüne itiraz edilebileceğinin ifade edildiği, Orman Yönetiminin 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca belirtilen süre içinde Kadastro Müdürlüğüne itiraz ettiğine dair dosyada belgenin ve bu yönde iddianın da olmadığı, çalışma sınırı kesinleşerek kullanım kadastrosu tespit çalışmaları tamamlanıp askı ilanlarının yapıldığı, Orman Yönetiminin kullanım kadastrosunun askı ilan tarihinden sonra 27.02.2012 tarihli inceleme raporuyla Kadastro Müdürlüğüne itiraz ettiği, sonrasında eldeki davanın açıldığı, davacı ... Yönetiminin dava dilekçesinde ve 27.02.2012 tarihli inceleme raporunda açıkça çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanın 82 nolu orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak ... Köyü yerine ... Köyü çalışma alanı içinde değerlendirilmeleri gerektiğinin belirtildiği, kaldı ki 82 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan 2/B uygulamasının kesinleştiği, 2/B uygulamasının iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin dava tarihi itibariyle çoktan dolduğu, halen ağaçlık niteliğinde bulunan 101 ada 9 parselin ağaçlık niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde de eylemli orman şerhinin bulunduğu, diğer çekişmeli taşınmazların eylemli biçimde orman olmadıklarından 6831 sayılı Kanun’un 11/5 maddesinin de uygulanamayacağı, birleşen davanın davacılarının da çekişmeli taşınmazlarda kullanımlarının olmadığı tespit edildiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davacılarının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.