Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
28.09.2012 gününde verilen kararı yasal süresi geçtikten sonra 31.10.2012 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanığın temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede ise;

1-CMK’nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına müessesine engel hali bulunmayan sanığın, 29.05.2012 tarihli talimat mahkemesindeki savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini de beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı belirlenip, bu tutarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle sanığın eylemi 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı düşünülmeden 5607 sayılı Yasa'ya muhalefetten yazılı şekilde hüküm kurulması;

3-Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 02.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.