SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık

... Teknolojileri İletişim Kurumu Başkanlığı'nın özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)... İletişim isimli firmada çalışan sanığın, katılan ... adına sahte abonelik sözleşmeleri ile ... ve ... numaralı hatları çıkarmak suretiyle özel belgede sahtecilik ve 5809 sayılı kanuna aykırılık suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, suça konu abonelik sözleşmelerinin sanığın çalıştığı ... İletişim isimli işyerinde düzenlenmiş olması, sözleşmeler üzerindeki bir kısım yazıların sanığa ait olması ve bu belgeden menfaat elde edecek olan kişinin sanık olması ve suçun sübut bulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin ... ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme uyarınca, ön ödeme teklifini kabul etmeyen sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'un 56/4-5 maddesi yollamasıyla 63/10. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.