Davanın reddine
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; Yatağan ilçesi Yeniköy Mahallesi ... mevkiindeki 136 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, bu taşınmaza bitişik ve bu taşınmazın kuzeyinde kalan 2.132 m2'lik taşınmazın sehven tapulama harici bırakıldığını, yöredeki tapulamanın 1981 yılında tamamlandığını, davacının bu taşınmaz ile ilgili olarak komşusu ... hakkında tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu davanın 1989/251 Esas, 1990/1229 Karar sayılı dosyada görülüp kararın 28.12.1990 tarihinde kesinleştiğini, bu davada davalı ...'a ait 140 parsel sayılı taşınmazın 766 m2'lik bölümünün iptal edilerek tapulama harici bırakıldığını, aynı davada davacının kullandığı 2.132 m2'lik taşınmazın da tapulama dışı olduğunun tespit edildiğini ve krokiye bağlandığını, davacının toplam yüzölçümü 2.898 m2'lik bu taşınmazı 1976 yılında köylüsü ...'tan satın aldığını ve o günden bu yana da nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla kullandığını, bu taşınmazın etrafının 80 yıl öncesinden taş duvar ile çevrili olduğunu, davacının taşınmaz içerisine ev yaptığını, taşınmaza çeşitli ağaçlar diktiğini ve yetiştirdiğini, halen zilyetliğinin devam ettiğini, taşınmazın orman ve belediye ile ilişkisi olmadığını, zorunlu olarak davalı gösterildiklerini, davalı ... Mal Müdürlüğünün 10.04.1991 tarihindeki 40-3402 sayılı ihbarnamesi ile davacıdan ecrimisil bedeli tahsil ettiğini, davacının nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyetliğinin 20 yılı aştığını, bu nedenle Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde düzenlenen olağanüstü zaman aşımı nedeniyle bu taşınmazın kendi adına tapuya tescilini isteme ... doğduğunu beyanla, Yatağan Yeniköy ... mevkiinde bulunan 1989/251 Esas, 1990/1229 Karar sayılı dosyada krokiye bağlanmış 2.898 m2'lik tapulama harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan bir taşınmaz olduğunu, öncesi orman olan ve tahditlerde orman sınırları içerisinde olan bir yerin 20 yılı aşkın süredir zilyetlik ileri sürülerek olağanüstü kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları, orman tahdit tutanakları ve hava fotoğrafları da getirtildiğinde dava konusu yerin orman vasfında olduğunun anlaşılacağını, ayrıca davacı hakkında yapılan şikayet üzerine idarece hakkında işgal ve fayladanmadan zabıt tutulduğunu ve suç duyurusunda bulunulduğunu, şikayet üzerine yapılan incelemede arazide bulunan OTS taşlarının yerlerinin değiştirildiğinin tespit edildiğini, bu yerin işgalinden dolayı idarenin ağaçlandırma gideri zararı doğduğunu, Yatağan Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/134 Esas sayılı dosyasında davacı hakkında işgal ve faydalanma suçundan yargılamaya başlanıldığını, mahkemenin 15.10.1990 tarihli ve 1989/251 Esas, 1990/1229 Karar sayılı kararı ile bu parsel ile ilgili kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verildiğini savunarak, davanın reddi ile taşınmazın orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının 18.06.1996 tarihli dilekçesi ile iki taşınmazı satın alma talebinde bulunduğunu, Yatağan Tapu Sicil Müdürlüğünce bu yerin tescilinin mümkün olmadığının ve yerin tapuya tescili mümkün olmadığından satış işleminin yapılamayacağının ilgili kişiye bildirildiğini, adı geçen kişinin 05.03.2012 tarihli dilekçesi ile dava konusu yeri tekrar satın alma talebinde bulunduğunu, belirtilen kısmın idari yoldan Hazine adına tescil edilmesi amacıyla ilgili kurumlara yazışmaların devam ettiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre davacının süreyi geçirdiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi şartı gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; belediye sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazın, gerek diğer davalılarca da açıklanan durumu gerekse davacıya ilişkin zilyetlik şartlarının oluşmaması nedeniyle davacı adına tapuya tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu yerden uzun yıllar önce kadastro geçtiğini ve kadastro tespitlerinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayalı tüm talep ve dava haklarının zamanaşımına uğradığını, bu zamanaşımı süresinin hak düşürücü süre olduğunu, var ise bile davacının tüm talep ve dava haklarının hak düşürücü süreye uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 10.02.2016 tarihli ve 2014/181 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararla; dava konusu yerin orman tahdidine göre orman toprağı olduğu, bu nedenle zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı, orman sayılan yerlerden olması nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine, Yatağan ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 20.08.2015 tarihli bilirkişi rapor ekinde harita mühendisi bilirkişinin krokisinde yer alan A, B, C harfleri ile gösterilen taşınmazın orman adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli ve 2016/13250 Esas, 2019/4303 Karar sayılı ilamıyla; ".... 1) Davacının temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; ... Mahkemece; 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili oluşturulmalı, delilleri toplanmalı, ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmelidir. 3) .... Dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen taşınmazın orman adına tesciline karar verilmesi ve (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen yerlerin yüzölçümlerinin belirtilmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, Muğla ili Yatağan ilçesi Yeniköy mahallesi ... mevkiinde bulunan 20.08.2015 tarihli bilirkişi raporunun ekinde bulunan harita mühendisi ... ’a ait krokide A harfi ile gösterilen 2.836,33 metrekarelik kısım (C harfi ile gösterilen 762,84 metrekarelik kısım A harfi ile gösterilen kısım içinderisinde kalmaktadır) ve B harfi ile gösterilen 427,97 metrekarelik kısım olmak üzere toplam 3.264,30 metrekarelik taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.