Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 13.02.2015 tarihli kararı ile, sanığın mahkeme hakimine yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu üyelerine yönelik eylemi nedeniyle de, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar vermiştir.
2.Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli ilamı ile, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında bütün halinde hakaret suçunu oluşturduğu ve tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmediği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada yukarıda tarih ve sayı numarası belirtilen karar ile, Yerel Mahkeme, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 58 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar vermiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, atılı suçun sanık tarafından işlenmediği, cezalandırmaya yeterli nitelikte delilin mevcut olmadığı, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığı, cezanın alt hadden uygulanması gerektiği, ikinci kez mükerrir olma şartlarının gerçekleşmediği, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine yöneliktir.
Sanığın, yargılandığı mahkeme hakimine ve hakkında rapor düzenleyen Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu üyelerinin gıyabında sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkeme, tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirerek atılı suçu işlediği sübuta eren sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir.
1.Mağdur ... A. ile tanık ... K.'nın iddiayı doğrular nitelikteki beyanları, Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/388 E. sayılı dosyasının 14.03.2013 tarihli duruşma zaptı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iddianameye konu edilen sözleriyle kamu görevlilerine yönelik atılı hakaret suçunu işlediği sübuta eren sanığın cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, yerinde görülmeyen temyiz istemine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, atılı suçtan sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınması mümkün olmayan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu kabul edilmiş ise de, adli sicil kaydı incelendiğinde, sanığın ikinci kez mükerrir olmasını gerektiren başkaca ilamların da bulunduğu anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.