Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/184 Esas, 2014/859 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'e yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan beraat, mağdur ...'ya yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/184 Esas, 2014/859 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2018/2050 Esas, 2020/4035 karar sayılı kararı ile mağdur ...'ya yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan mahkumiyet hükmünün onanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan, mağdurunun kamu olduğunun anlaşılması karşısında, farklı zamanlarda düzenlendiği tespit edilemeyen belgeler ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak birden çok gerçek kişi aleyhine aynı anda düzenlendiği kabul edilen sahte belgelerin düzenlenip kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/265 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık temyizinde, cezasının para cezasına çevrilmesini ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini, kimliğin sahteliğini kendisinin beyan ettiği, güvenlik güçlerini uğraştırmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
1. Sanığın aracı kolluk tarafından durdurulduğunda, sanığın önce ... adına düzenlenmiş kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesi sonrası sanığın sürücü belgesinin sahte olduğunu, asıl isminin ... olduğunu söyleyerek yine kendi fotoğrafı yapıştırılı sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, sanığın ikinci verdiği kimlikteki bilgilerle hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak ve nakletmek suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğü iddia edilmiştir.
2. Sanık, eylemi ikrar etmiştir.
3. Uzmanlık raporlarında, hem sürücü belgesinin hem nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece kurulan ilk hükümde, mağdur ...'e yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan beraat, mağdur ...'ya yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması üzerine Yargıtay Dairesince yukarıda açıklandığı şekilde resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik mahkumiyete yönelik bozma kararı verilmesinin akabinde, mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan yine yukarıda açıklandığı şekilde yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. Hüküm SEGBİS ile sanığın yüzüne karşı verildiği halde hüküm fıkrasında sanığın yokluğunda verildiğinin belirtilmiş olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/265 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.