Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/5,35/2, 109/1,109/5, 148/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2011/524 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/2,35,62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/5,62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 141/1,62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediğine, katılanın kendisi ile sevgili olma isteğini kabul etmemesi üzerine kendisine suçlamalarda bulunulduğuna, bu suçlamaların katılanın soyut iddialarına dayandığına, kesin ve inandırıcı delil olmadığı halde sanığın cezalandırılması yoluna gidildiğine, usul ve kanuna aykırı hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1-5 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince usulüne uygun ek savunması alınmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 109/2-5 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği hırsızlık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesinde düzenlenip, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 01.08.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2.Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; katılanın aşamalardaki beyanları, doktor raporu, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın olay günü arazide yalnız oldukları sırada organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden eylemine son verdiği anlaşılmakla, mevcut haliyle sübüta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesinde düzenlenip şikayet üzerine takip edilen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve katılanın dosyaya sunduğu 17.09.2012 havale tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiğini belirttiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra neticesine göre karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılanın iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, katılanın hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın olay öncesi ve sonrası katılanın hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.