Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/119 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık temyizinde özetle; hüküm tesis edilirken iyi halinin, suçu ikrarının hiç gözetilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığını ve indirim uygulanmadığını, hükmü temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

1. Sanığın bir internet sitesinde sahte isimle kendisinde mevcut olmayan fotoğraf makinesine ilişkin fotoğraf koyup satılık ilanı vererek kendisini arayan katılan ile pazarlık edip, anlaşıp, katılan tarafından 1.150,00 TL paranın kendisinin bildirdiği telefon hatlarına havale edilmesini sağladığı iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle, eylemi ikrar etmiştir.

3. Katılan özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

4. Dosyada mevcut kamera görüntülerinin incelemesine ilişkin polis tutanağında ATM'den para çeken kişinin sanık olduğu belirtilmiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Ancak;

a. Sanığın tekerrüre esas alınan Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/120 Esas, 2013/268 Karar sayılı ilamında da tekerrür hükümleri uygulandığı, bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu gözetilerek bunun hükümde belirtilmemesi,

b.Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu nedenleri ile karar hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/119 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkındaki hüküm fıkralarının 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bendine "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi, ayrıca, hüküm fıkrasının tekerrüre esas 7. bendine "sanığın tekerrüre esas olan mahkumiyet kararında da tekerrür hükümleri uygulandığından sanığın 2. kez mükerrir olduğunun infaz aşamasında gözetilmesine" şeklindeki cümlenin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı korunarak, infaz işlemlerinin ve koşullu salıvermenin hatalı uygulama içeren Mahkeme kararına göre yapılacağının infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.