B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2013/107 Esas, 2013/772 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı Kanun'un, 62,52/2-4,53/1 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.10.2016 tarihli ve 2015/3524 Esas, 2016/11851 Karar sayılı ilamı ile;

"Sanığın, 3. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan hissedarı olduğu taşınmaz üzerindeki inşai ve fiziki müdahaleler nedeniyle Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nin 211 - 120 sayılı ve Anamur Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1222 - 2012/903 sayılı dosyaları kapsamında yargılanmış olması karşısında; sözü edilen dava dosyaları ile suça konu taşınmazda sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan müdahalelere ilişkin olarak Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ve Anamur Müze Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge ve fotoğraflar getirtilip, inşaat mühendisi bilirkişi ya da bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılması, kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, karbonlaşma ve paslanma gibi teknik veriler dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek, 03/06/2013 tarihli bilirkişi raporunda (11) kalem halinde sıralanan müdahalelerin tek tek yapılış zamanlarının, yukarıda bahsedilen dava dosyalarına konu olup olmadıklarının, başka bir deyişle, hangi müdahalelerin daha önce yargılama konusu edilip, hangilerinin her iki dava dosyasının da kapsamı dışında ve sonradan yapıldığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece suçun unsurları şüpheden uzak biçimde ortaya konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;
1- “İzinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünde, uygulama maddesinin 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2. cümlesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sanık hakkında tayin edilen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken, 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin yanı sıra, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde uygulama alanı bulan aynı Kanun'un 50/1-a maddesinin dayanak gösterilmesi,

3- 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ihtarına yer verildiği halde devamında, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” nin belirtilmemesi,

4- İzinsiz inşai ve fiziki müdahalenin gerçekleştirildiği...Mahallesi, ...mevkinin bağlı olduğu idari birimin bünyesinde (belediye, büyükşehir belediyesi ya da il özel idaresi) “suç tarihi itibariyle” faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı ve eğer bulunuyor ise, suça konu taşınmazın, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanun'un 65/1-2. cümlesi uyarınca hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı,

5- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,

6- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “19/11/2012” şeklinde gösterilmesi, isabetsiz olup,
..."
Gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yerel mahkemece bozma kararına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1-2,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2-4, ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; yapı kayıt belgesi alındığına, sanık hakkında muğlak karinelere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sırasında dosyaya sunulan 14.03.2019 tarihli inşaat bilirkişi raporun göre sanık hakkında yargılamaya konu edilen aykırılıkların farklı olduğunun ve yapım tarihleri yönünden yaklaşık 5 yıllık olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece 06.09.2017 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 12.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda;...Mahallesi 116 ada 16 nolu parsel sınırları içerisinde yapılan incelemede, davaya konu ve 03.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan yapılar üzerinde bulunan dava konusu yapıların deniz kenarında yer aldığından dolayı, paslanma ve korozyon gibi aşınmalara uğrama ihtimallerinin yüksek olduğunu, bu nedenle sık sık tamir ve bakım gördüklerinin tahmin edildiğini, demir ve ahşaptan yapılmış bu yapıların tam olarak kaç senelik olduğu tespit edilemeyeceğinden, yaşları hakkında yaklaşık tahminlerde bulunulduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan WC, duş yeri, mutfak, ahşap kulübe, ahşap oturma yeri, gölgelik'in yaklaşık 5 senelik olduğu bildirilmiştir.

14.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; 02.06.1997 tarihli Silifke Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında yalnızca biriketten örülmüş bir kulübe, üzerine gölgelik ve istinat duvarının, 18.05.2007 tarihli Bozyazı Asliye Ceza Mahkeme dosyasında taş duvar ve demir parmaklığın, 19.06.2007 tarihli Bozyazı Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında taş duvarın, 24.10.2007 tarihli Bozyazı Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında taş duvar ve demir parmaklığın, 13.11.2013 tarihli Anamur Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında gölgelik, taş duvar biriket kulübe, duş, WC, talvar, depo olarak kullanılan kamyon kasası, ahşap kulübe, ahşap oturakların konu edildiği ve davaya konu edilen yapıların yaklaşık 5 senelik olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.

Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sırasında Anamur Müze Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; belediye bünyesinde bulunan KUDEB Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunun 16.07.2014 tarihinden itibaren fiilen faaliyete geçmiş olduğu; Tarsus ve Silifke ilçe sınırları içerisinde kalan yerler hariç olmak üzere Mersin ili sınırları içerisinde yetkili bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece iddia, savunma, katılan beyanları, ilk hüküm, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihine denk gelen inşai faaliyetlerine devam ettiği değerlendirilerek sanığın sit alanı içerisine izinsiz yapı inşa etme suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.